| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Image Hosted by ImageShack.us Sağ klikle

Kardemin Diyari

Pps Video Sesli Şiir Fıkra Aşk Hikayesi Gizem ve Kıssadan Hisse Sesli Çocuk Masalları Oyun İndir Sağlık Radyo Tiyatrosu Biyografiler Spor Haber

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar
 

Ramazanı Şerifiniz Mübarek Olsun

ramazan_hosgeldin

Tüm Müslüman Aleminin Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan Ayı Mübarek olsun...
Bu ayda nimetlerden istifade edenler rahmete erişenler ve şefaate nail olanlardan olmak ümidi ile...

Mübarek Ramazan Ayı'nın Milletimiz ve Tüm İslam Alemi için hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz ederim.

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :kutlamalar
Casper_m
31 Ağustos 2008
23:04
Yorumlar :0
 
 
 
 

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

30agustosdh5

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.

Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.


TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.


Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.


Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.


1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.


Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :atatürk köşesi
Casper_m
29 Ağustos 2008
22:51
Yorumlar :0
 
 
 
 

Nereden Sevdim O Zalim Kadını - Aşk Hikayesi

  Hüzzam makamında bir aşk hikâyesi

Selahattin Pınar - Afife Jale

Sahne 1:
1902 doğumlu Selahattin Pınar, Ticaret Mektebi'ni bırakıp müziğe başladı. Oysa babası eski Denizli milletvekili Sadık Bey, onun hukukçu olmasını istiyordu. Bir gün Denizli'den gelen eşraf için kurulmuş bir sofrada Sadık Bey'e oğlunu sordular; Selahattin de sofradaydı. Sadık Bey o yokmuş gibi "Selahattin çalgıcı oldu" dedi.
Selahattin ayağa fırladı ve "Babacığım, rica ederim, ben çalgıcı değil, sanatkârım" diye diklendi.
Sadık Bey, pek sevimsiz bir küfürle yanıtladı bu çıkışı...
Bunun üzerine Selahattin Pınar, ceketini alıp sofrayı terk etti.

Kapıdan çıkarken döndü ve şöyle dedi:
"Babacığım, bir gün gelecek, benim adımla anılacaksınız."
Sadık Bey, yanı başında bulunan gaz lambasını oğluna doğru fırlattı. Çıkan yangını güç bela söndürdüler. Selahattin kapıyı çarpıp çıkmıştı bile...
Asla baba evine dönmeyecekti.

2341

Sahne 2:
1902 doğumlu Afife Jale, İstanbul Kız Sanayi Mektebi'nde okuyordu. Ama onun aklı tiyatrodaydı. Oysa Müslüman kadınlara sahneye çıkmak yasaktı. Buna rağmen 16 yaşında talebe olarak Darülbedai'ye başvurdu ve kabul edildi.Babası Hidayet Bey, kızını bu sevdadan vazgeçirmek için çok uğraştı. Başaramayınca sertleşti. Ona "Fahişe" dediği bir gün  "Benim Afife diye bir kızım yok" diye gürledi.
Zaten Afife artık sahnede, "Jale" adını kullanıyordu. Sanatı için baba evini terk etti.

2340
 

Sahne 3:
Hicaz makamındaki o Selahattin Pınar bestesindeki gibi, "Bir bahar akşamı", rastlaştılar. İstanbul Kuşdili çayırında... Hafız Burhan konserinde... Selahattin Pınar, üstadın arkasında tambur çalıyordu. Nicedir saz salonlarının en sevilen besteci ve icracılarından biriydi. Afife Jale ise Darülbedai'de sahneye çıkarak "Tiyatrodaki ilk Müslüman kadın oyuncu" olarak tarihe geçmiş, ancak tiyatro zaptiye tarafından basılınca kapı önüne konulmuştu. İşsiz, sahnesiz ve kimsesizdi.

Acısını yatıştırıcı haplarla dindirmeye çalışıyordu.
İkisi de 25 yaşındaydı.
Belki de güftedeki gibi "İçimde uyanan eski bir arzu/ dedi ki

 Yıllardır aradığım bu/ şimdi soruyorum büküp boynumu/ Ah, daha önceleri neredeydiniz" dediler. Ve evlenmeye karar verdiler.
   
Sahne 4:
Gençliklerini acılar içinde harcamışlardı.

Evlenince hayat boyu ıskaladıkları her şeyi birlikte yapmaya çalıştılar.

Evde saklambaç oynadılar. Bahçede enginar yetiştirip yarıştırdılar.

 "Bir çocuk resmi" kıvamında şiirler yazdılar.
Pınar çaldı; Afife dinledi.
Ancak güzel günler uzun sürmedi.
Afife, tiyatrosuz yaşayamıyordu ve tiyatronun boşluğunu uyuşturucularla dolduruyordu. Suriyeli bir eczacı onu morfine alıştırmıştı. Selahattin Pınar, bir gün eşinin öğle uykusu için çekildiği odasının anahtar deliğinden içeri baktığında, damarına morfin şırınga ettiğini gördü ve çöktü. Morfin için eczacıyla ilişkiye girmişti Afife...
Ama Pınar, eşine öfkeden çok, merhamet duyuyordu.Onu hayata döndürebilmek için çırpınmaya başladı. Sürekli melankolik besteler yapar olmuştu. 
   
Sahne 5:
Çırpındılar, bu gidişi geri çevirebilmek için...
Olmadı!
Selahattin Pınar, kendisi de morfin tuzağına düşer gibi oldu. Bunun üzerine Afife, "Terk et beni" diye yalvardı ona... "Yoksa sen de mahvolacaksın, bırak beni gideyim" dedi.
Pınar, 6 ay sonra Afife Jale'yi terk etti. Şimdi ikisi için de en kötü yıllar başlıyordu. Afife, kimsesiz ve beş parasız, tenha parklarda yatıp kalkar, aşevlerinde karnını doyururken ayrıldığı eşinin kendisinin ardından yazdığı şarkıları taş plaktan dinleyip ağladı. Ayrılık acısını yeni bir evlilikte dindirmeyi deneyen Selahattin Pınar ise hiç birlikte yatmayacağı bu kadından kısa sürede ayrıldı.
   
Son sahne:
Afife Jale, kimsesizliğinin, terk edilmişliğinin, yoksulluğunun son durağı Balıklı Rum Hastanesi'nde, bir deri bir kemik veda etti hayata...
Ölümü, gazetelere haber bile olmadı. Cenazesine 4 kişi katıldı. Mezar yeri de mektupları ve fotoğraflarıyla birlikte kaybolup gitti.
Unutuldu...
Selahattin Pınar, Afife'nin ölümünün ardından paraladı kendini... Nice ölümsüz, hicran dolu besteye imza attı. Son katıldığı radyo programında "Hatıralar" şarkısını seslendirdi:
"Beni de alın koynunuza hatıralar/
dolanıp kalayım bir an boynunuza hatıralar"
Bir süre sonra müdavimi olduğu Todori meyhanesine gitti; doktorların yasak ettiği ne varsa hepsini ısmarlayıp sofrayı döşetti. Rakısını yudumlarken son nefesini verdi. "Her yıl ölüm yıldönümümde mezarıma bir büyük rakı dökün" diye vasiyet etti. Son yolculuğuna mezarlıkta kendi bestesi çalınarak uğurlandı:

"Söndü yadımda akisler gibi aşkın seheri..."

10ua4

Nereden sevdim o zalim kadını
Bana zehir etti hayatın tadını
Söylemem sormayın asla adını
Bana zehir etti hayatın tadını

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :aşk hikayesi
Casper_m
23 Ağustos 2008
20:17
Yorumlar :0
 
 
 
 

Tıkanıp Kaldığında Hayat


Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,Dağlara dönmeli yüzünü insan.Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni kesifler yapacak.Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!Her gecen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.Bas dondurucu bir hızla geçiyorsa birbirinin ayni günler,Her aksam ayni can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inipServisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;Gördüğünü hissedebilmeli!Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,Değerli olabilmeli hayat!İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!Başkasının yerine koyabilmeli kendini;Ağlayan birine 'gül', inleyen birine 'sus' dememeli!Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gulden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
Güneşin doğusunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!Çünkü hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların;Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Akli ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, ayni bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama kapasitesi sinirli olmalı yüreğinin ki, hakkini verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için...Yasam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;Ama herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı. 
|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :aşk fısıltıları
Casper_m
23 Ağustos 2008
20:04
Yorumlar :0
 
 
 
 

PPS - Nazar Boncuğum - İNTİZAR

Not: Bazı Slâytlar çalınmalara karşı şifrelendirilmiştir.

Bu şifrelendirmelerde bilgisayarlarınızda kurulu ofis programın 2000 ve altı sürüm olması nedeni ile PPS'ler izlenememektedir. Aşağıda sunduğum Power Point programını indirip Bilgisayarınıza kurarsanız bu sorununuz ortadan kalkacak tüm Slâytları izleme imkânınız olacaktır.

Sevgiler, Saygılar...

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :pps
Casper_m
23 Ağustos 2008
14:05
Yorumlar :0
 
 
 
 

Deli ile Salak

Adamın lastiği tam tımarhanenin önünde patlamış, kaldırıma ancak yanaşabilmiş. Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı derken, bir de bunların yanına talihsizlik eklenince, söktüğü 4 adet bijon yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünür gibi değil. Talihsiz sürücü bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz duygular içinde kaderiyle başbaşa kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, çaresiz adamın halini birsüre daha acıyarak izledikten sonra seslenir;
- Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
- Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonlari mazgala düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, lastikçiye kadar idare eder.
Adam bir lastiklere bakar birde deliye ve hemen işe girişir.
Herşeyi tamamlayıp bagaj kapağını kapatan sürücünün aklı, deliye takılır.

Arabasına binmeden evvel döner dikkatli dikkatli adama bakar. Akıl
hastanesindeki adama seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede? Diye sorar
- Biz burada delilik'ten yatıyoruz kardeşim, salaklık'tan değil
.
|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :fıkra
Casper_m
23 Ağustos 2008
13:35
Yorumlar :0
 
 
 
 

Seninle Yaşlanmak İstiyorum

 

Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum.
Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum.
Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve
pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek...
Böylece yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı.
Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek
sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın.
Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen
hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz
olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi
seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin.
Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde.
Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin
gururu olmalı \"herşeyde\".......

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :aşk fısıltıları
Casper_m
23 Ağustos 2008
13:09
Yorumlar :1
 
 
 
 

Gardaş Sen Sivas’ın Neresindensin - Oktay KAYNARCA

 

GARDAŞ SEN SİVASIN NERESİNDENSİN?

  

Dur gardaş! Bir selam ver geç, dostuna

Yabancı değilsin, bizim eldensin

Endamın gururun bize benziyor

Yiğidin harman olduğu yerdensin

Sivaslısın gardaş tanıdım seni

Neredensin söyle gardaş ilçeni?

Bilirim ben Sivasımdan göçeni

Gardaş, sen Sivas’ın neresindensin?

Demirim, çeliğim sana emanet

Yiğitlik var serde , etmezsin minnet

Çalışkan, hatırnaz, hem dost hem de mert

Gardaş, Divriği’nin neresindensin?

Gökpınar’ın berrak suyundan mısın?

Selçukların asil soyundan mısın?

Yoksa üç beldenin birinden misin?

Gardaş, sen Gürün’ün neresindensin?

Namın duyurmuşsun dünya alemde

Balıklı çermiğin tıbbın dilinde

Garabaş gür sesli, yayla yolunda

Gardaş, sen Kangal’ın neresindensin?

Köşedağı kanat gerer üstüne

Yiğit gardaş, mert davranın dostuna

Sahip çıkan hemşehrine, nesline

Gardaş, Suşehri’nin neresindensin?

Köşedağ yaylasının zirvesinden mi?

Pötürge gölünün çevresinden mi?

Kızılırmağımın çehresinden mi?

Gardaş, sen Zara’nın neresindensin?

Asil soylu, güzel huylu hemşehrim

Büyük gölden su içmişe benziyon

Sivasıma gönül verin yürekten

Gardaş, sen Hafiğin neresindensin?

Kelkit vadisinin güzel yerinden

Sessiz durup yükselirsin derinden

Kösedağın yiğit bekçilerinden

Gardaş, Koyulhisar’ın neresindensin?

Gönül gözü ile dünyayı gören

İnsanlığa örnek olan, yön veren

Aşık Veysel’imin doğduğu yerden

Gardaş, Şarkışla’nın neresindensin?

Pir Sultan Abdal’ın bağnazından mı?

Acılarla dolu ayvazından mı?

Kabayelinden mi, poyrazından mı?

Gardaş, Yıldızeli’nin neresindensin?

Gür sesiyle yükseklerden haykıran

Sarılırsın Sivasına doğrudan

İşsizlikten göçtün sen de yurdundan

Gardaş, İmranlı’nın neresindensin?

Hoşgeldin hemşehrim, dost kervanına

Suşehri, Zarayı aldın yanına

Göğsüm kabarıyor güzel adına

Gardaş, Akıncılar’ın neresindensin?

Yeni girdin, ilçe olup araya

El attık, seni de kattık halay’ a

Sen de çıkan Kösedağ’a, Yaylaya

Gardaş, Gölova’ nın neresindensin?

İçtiniz mi gardaş, tecer suyundan?

Karabaş koyunun Kangal soyundan

Merkezime yakın çevre köyümden

Gardaş, sen Ulaşın neresindensin?

Ata sporumu yaşatan sensin

Kısbet giyip perdah atanım sensin

Can hemşehrimizsin, sen de bizdensin

Gardaş, Doğanşar’ın neresindensin?

Uzunyayla siper olmuş bağrına

Şiirler yazılmış senin uğruna

Hoşgelmişsin sen de dost kervanına

Gardaş, Altınyayla’nın neresindensin?

Baba vatanımsın, benim ilçemsin

Gönlümde taht kuran gülsün, çiçeksin

Seni sevenleri candan seversin?

Gardaş, Gemereğin neresindensin?

Yiğitler diyarı aslan ilinden

Dostların soyundan, aşık dilinden

Badelerle dolu pirler elinden

Gardaş, sen Sivas’ın neresindensin?

Şair : İHSAN AKPINAR

Seslendiren : Oktay KAYNARCA

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :sesli şiir
Casper_m
22 Ağustos 2008
22:52
Yorumlar :1
 
 
 
 

Şiir - Yolcu - Cumhur KARACA - Sesli - Casper_m

Yüksünmedim; yarınıma doğru yola çıktım,

Sürünmedim; kah yoruldum kah dinlendim,

Sevinmedim; ümide doydum, sevgiye acıktım,

Zevklenmedim; kah zengindim kah dilendim.

Yalan yanlış yollara saptım bazen;

Kah doğruyu buldum kah düştüm derde,

Ya ermiş yol gösterdi bana, ya sazen,

Kah kürk giydim dolaştım kah pecmurde.

Kimi ilkbahardı yaşadığım, kimi hazan;

Eremedim yaza, doyamadım güneşe belki,

Dost dedim; Kimi Mehmet kimi Hasan,

İzbelere düştüm, sayamadım ne sonu ne ilki..

Gönlümde yorgunluk, ümidimde hüzün;

Gideyim bırak bilinmeze, yolcu yolunda gerek,

Sevda takvimi; kah baharda yaprak döker kah güzün,

Murada ne hacet; murad bir kara toprak, bir de kürek...

Cumhur KARACA
|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :sesli şiir
Casper_m
22 Ağustos 2008
18:44
Yorumlar :0
 
 
 
 

PPS - Yalnızlık - Gülben ERGEN

Not: Bazı Slâytlar çalınmalara karşı şifrelendirilmiştir.

Bu şifrelendirmelerde bilgisayarlarınızda kurulu ofis programın 2000 ve altı sürüm olması nedeni ile PPS'ler izlenememektedir. Aşağıda sunduğum Power Point programını indirip Bilgisayarınıza kurarsanız bu sorununuz ortadan kalkacak tüm Slâytları izleme imkânınız olacaktır.

Sevgiler, Saygılar...

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :pps
Casper_m
22 Ağustos 2008
18:43
Yorumlar :0
 
 
 

Zirve100 Toplist
Beni Facebook'la!